unutuldum

kuzenim arkadaslariyla cektigi klip sarki cok hos laché vs com s

# Posté le mardi 29 avril 2008 13:17

ßiR aN SéNi uNUTSAm..

Yaldızlı gecelerin sessizliğinden artık simleri bir bir toplayıp,

Ve kanatıp bana dair sevdiğini söylediğin her şeyi,

Senden soyunuyorum...

Söküp gölgeni gizlediğin sokağa bakan tüm pencereleri,
kendi ellerimle seni uzaklara uğurluyorum...

Tam tükenmek üzereyken getirdiğin tahammülleri,
seri sonu indirimlerden alınmış,
bana bir beden büyük tüm düşleri,
ve bir de son kullanma tarihi çoktan geçmiş kederleri yakıyorum kaderimle tutuşturup...

Unutup geceler boyu kulağıma fısıldadığın tüm sözleri,
şimdi seni kendi ellerimle uzaklara uğurluyorum...

Pervasızca gelişlerini, “eksik yanım, canım, artık yanındayım” deyişlerini, dokunmalarına ait ürperişlerimi, sana ait tüm izleri siliyorum...

seni çoğaltıp, beni azaltan her şeyi yasak ediyorum ve seni dönülmez yollara uğurluyorum...

yarım yamalak anımsıyorum şimdi: “bir gün gideceğim, iyisi mi sen çok sevme yine de beni” deyişini...

“şimdi git”diyorum ve ardından izlemiyorum bile gidişini...
Elbet köz olur bir gün içimdeki kor...

Bundan böyle Sağır sana zillerim,
Kapılarım sana kör!


Ben seni “yok”a sattım,
Sen de beni “yok” gör!

# Posté le jeudi 14 février 2008 17:16

Modifié le samedi 16 février 2008 16:52

Gülümse Sevdiğim, Sadece Gülümse...

Gülümse Sevdiğim, Sadece Gülümse...
Bir şeyleri değiştirme çabasındaydım.
İsteğim yazgının kirli, kara yazılarını biraz renklendirmekti.
Olmadı...
Eskiden kendime sözüm geçerdi,şimdi kimseye anlatamadığım gibi,
kendime de geçmez oldu. Ruhumun dümeni kırıldı, serseri bir gemi oldum.

Sen....
Yaşamımı az da olsa renklendiriyordun.
İyi biriydin. Aklın başındaydı. Ne, kim olduğunu biliyordun.
Bense olmayacakları gerçekleştirmeye çabalayan biriydim.
Patika köy yolarını hava alanı gibi kullanmak,
uçak indirip, uçak kaldırmak istiyordum.
Ya da...
Fatih`in İstanbul`u fethi gibi, gönülleri fethetmekti isteğim.....
Oysa ki, Fatih`in gemileri vardı. Dolaştığı denizin kıyıları vardı.
Kalaslara dökecek zeytinyağı, gemileri çekecek leventleri vardı.
Benimse, denizim yok, gemim yok, leventlerim, zeytinyağım da yok.
Üstelik sultan da değilim, olamam da.
Olsam, olsam Don Kişot olabilirdim, olmayacak hayallerin peşine düşen.
.
Seninle `birşeyler değişir mi? ` demiştim, hiçbir şey değişmedi..
Üzgünüm ki, herşey olduğu gibi, eskisi gibi, hatta eskisinden de beter gitti. Umudum... Bir iddiam, bir beklentim kalmadı.
Şimdi ötekiler var ya, hani aramıza girmeye çalışan ötekiler,
bu halimle ister saysınlar beni, ister ayıplasınlar, hatta küfür etsinler bana. Umrumda değil..
Ben seni sevdim, seviyorum ya, tek gerçeğim bu.
Yalnız sevdamı iki kişilik değil, tek bana ait...
Asl`on da öyle değil mi?
Sen de, kimse de anlayamıyor, duyamıyor.
Yalnız geldiğim yaşamdan yalnız da gideceğim anlaşılan.
Yaşarken yalnız olmak, ölünce garipler mezarlığına gömülmekten daha zormuş be sevgili....
Düşünüyorum da, ya ben insanları kabullenemedim, ya da onlar beni istemedi.
Bakma zekice göründüğüme, aklımın kısalığından hepsi.
Aptallar yarışı yapılsa, dünya şampiyonluğunun favori adayı olurdum ben.

Yıkılmış bende, eski benden bir eksiğim de var.
Önceleri haftalar, aylar boyu, hatta yıllarca süren bir sarhoşluğum vardı.
Şimdiyse, hüzünlerimi taşıyamayınca, yeniden içmek istiyorum, olmuyor, içemez oldum.
Ah, bir sarhoş olabilsem kalan ömrümde dünyayı unutacak kadar !!!
Daha ne isterdim ki?
Dertler, hüzünler şişeleri mi sakladı, yoksa kırdılar mı? .
Bilemez oldum.
Başımın belası beynimle, gönlümü uyuşturmaya neyin gücü yeter acaba?
Bir Türk sanat müziği bestesi olan ben, şimdi gazel oldum, hatta arabesk, hoyrat oldum.

Benim için son tren seninle kalktı sevgili..
Senden başka uğrayacak istasyonum, sığınacak limanım da yok.
Senin limanında da yerim ne kadar, istasyonundaysa ne kadar kalabilirim?

Bana aldırma sen sevgili, nasıl olsa anlayamazsın..Takma kafana.
Sil gözyaşlarını, akıtma benim için...
Sen sadece gülümse, istemesen de sus ve gülümse,
hiç birşey söyleme, sen söyleme...

# Posté le jeudi 14 février 2008 17:14